John Califet New Jersey, Upper Montclair'deki büyük beyaz evine adımını atar atmaz evde kötü bir şeylerin
olduğunu sezinledi. Ev çok sessiz görünüyordu. John'un 45 yaşındaki güzel karısı Renee çoğunlukla onu kapıda
karşılardı. Ona seslendi ama hiç bir cevap alamadı. 24 yaşındaki üvey kızı Leslie'yi çağırdı. Yine cevap alamadı.
Bunun üzerine kadınları aramak için merdivenlerden çıkmaya başlarken kapı açıldı. Öteki kızı Jonna kapıda
neredeyse sinir krizi geçirir bir halde, iki polisin arasında duruyordu. Yüzbaşı Charles Cummings ileri çıkarak:
"-Bay Cali... çok fena bir şey... karınız. Jonna onu bodrum katında buldu" diye konuştu.
Cali ve iki polis memuru bodruma koştular. Renee Cali, boynunu sıkıca saran
bir ilmikli iple asılı bir şekilde betonun biraz yukarısında duruyordu. Gördüğü şeyle dehşete düşen Cali hemen
Leslie'yi düşündü ve onu bulmak için yukarı koştu. Cummings onu geri çağırdığında ilk kata henüz ulaşmıştı.
Leslie'de bodrum da idi. Annesinden 1 metre uzaktaki bir yük dolabına asılmıştı.
O sıcak 14 mayıs 1974 gecesi Cali orada dururken öfkesini kontrol edebilmek
için bütün iradesini kullanıdı. Aslında çetin uğraşı daha henüz başlamamıştı. Renee ve Leslie'nin maluk
düşünüşüne ve nezaketine olan sadakati şiddetle denenmek üzereydi.
Yüzbaşı Cummings ve çabucak toplanan bir cinayet deteklifleri grubu ipucu aramaya
başladılar. Vücutlarının pozisyonu ve asılış şekli Cummings'in gördüğü cinayet şekillerinin hiç birine benzemiyordu.
Renee'nin boynundaki ip bir ilmikle bağlanmıştı ve inanılmaz bir şekilde beş çekmecelik bir dolabın topuzuna iliştirilmişti.
Renee ipin sebep olduğu hafif bir eğim dışında dümdüz yatıyordu. leslie oturur durumdaydı ve kıçı yerden bir kaç inç
yükseklikte idi. Boynuna bir ip bir kaç kat dolanmış ve onun yetişebileceği yükseklikteki yerden 90 cm yukarıdaki yere,
dikine bir kirişe bağlanmıştı.
Her iki kadın da banyo kıyafetleri giymişlerdi ve ölmeden önce terasta güneş banyosu
yaptıkları belliydi. Renee'nin giyeceğinin üst kısmı belinde idi ve Leslie'nin üzerindekilerin de sağ tarafı aşağı
indirilmişti. Fakat tıbbi rapor her iki kadının da bir saldırıya uğramadıklarını gösterdi. Renee'nin yanağında
küzük bir kesik olmasına rağmen bir yaralanma izine de rastlanılmamıştı. Kesik ve banyo kıyafetlerinin üstü şöyle
açıklanabilirdi: "İki kadın son nefeslerini vermeden çırpınmışlardı".
Eve girmek için yapılan hiç bir zorlama izi ve evde başka biri olduğunu belirtecek
bir şey yoktu. Parmak izi için yapılan araştırmalarda evdekilerden başkasının parmak izine rastlanamadı. Yukarıda
Renee'nin elçantası açılmış ve içindeki 3 dolara dokunulmamıştı. Hiç bir kürk, mücevherat veya öteki değerli eşyalara
dokunulmamıştı.
Hırsızlık amacı ile girdiği bir evde iki kişi öldüren ve birisi tarafından
korkutulmadığı halde arkasında çok şey bırakan bir haydut, Cummings'e pek saçma göründü. Fakat otopsi testi, haydutun
kaçırılmış olma ihtimalini ortadan kaldırdı. Kadınlar öğle vakti ölmüşlerdi. Komşular öğleden sonra saat 5'te Jonna
gelene kadar evin çevresinde kimseyi görmemişlerdi. Jonna bir duş almış, elbiselerini değiştirmişti ve çamaşırlarını
bodrumdaki çamaşır makinesine götürdüğünde üvey annesinin
ölüsünü görmüştü. Cali'ye varmayı başaramayan Jonna, Montelair polis karakoluna gitmişti. Cinayetlerde gerekli
hareket noktalarının yokluğu Cummings'in işini zorlaştırmıştı. Renee'nin boynundaki ip ilmikle bağlanmıştı. Leslie'nin
boynundaki ise dolanmıştı ve kadının yetişebileceği bir yere bağlanmıştı. Cummings, belki Leslie gebeliğinin bazı
safhalarından, evliliğinden veya ailevi durumundan ötürü ruhsal bir bunalım geçirmiştir diye düşündü. Belki de o ve annesi
münakaşa etmişlerdi. Leslie ilmiği Renee'nin boynuna geçirip onu boğmuş olabilirdi. Sonra yaptığına pişman olarak kendisini
asmış olabilirdi. Veya belki de Leslie ve annesi bir intihar anlaşması yapmışlardı. Her iki teoride elde bulunan
faktörlere uyardı ve akla uyabilecek tek hareket noktasını destekleyebilirdi.
John Cali, Cummings'in ön bulgularını hayret dolu bir güvensizlikle karşıladı.
-"Bu bir cinayet olmalı," diye ısrar etti.
-"Karımın ve kız çocuğumun kendi hayatlarına son vermeleri için kesinlikle hiç bir sebep yoktu."
Cali, Renee'nin çekici, popüler, ailesine bağlı ve mutlu bir evlilik sürdüğü bilinen bir kadın olduğuna işaret etti.
Hiç bir mali problemi yoktu ve çok başarılı bir firmanın başkanı idi. Leslie ve Michael Grant kendileri için bir yer
ararlarken Cali ailesinin evini paylaşıyorlardı. Cali,
-"Leslie çocuğunun doğumunu bekliyordu" dedi.
-"Kim bunun canice bir cinayetten başka bir şey olduğunu öne sürebilir?"
Günler geçtikçe ve hiç bir yeni delil bulunamadıkça ne polis ve ne de ilçe savcılığı
olayın intihar olduğu kararına vardılar. Karardan dönmek için de yeterli sebep göremediler. Cali gördü ki, eğer adaletin
yerine getirilmesini istiyorsa, kendi görüşüne onları inandırmak zorundaydı.
Önce aile toplantıları düzenledi. Kayınbiraderi Michael Grant, bir hemşirelik okulu
öğrencisi olan Jonna ve yaşca büyük ve evli bir üvey kızkardeş olan Jo Ann Skinner bu toplantıda bulundu. Harfi harfine
yüzlerce saat cinayetler için hayal edebildikleri bütün hareket noktalarını tartıştılar. Geçmiş yıllarda eve gelmiş
64 kişinin listesini çıkardılar. Leslie ve Renee'nin akli durumları hakkında ne biliyorlarsa tartıştılar. 14 Mayıs sabahı
Bayan Skinner, Renee ile telefonda konuşmuştu. Renee çok neşeli görünmüştü.
En sonunda Coli Essex, ilçe savcısı Joseph Lordi'ye başvurdu. Lordi şöyle
hatırlamaktadır:
-"Bana göre Cali'nin en etkileyici yönü, onun ailesine olan mutlak bağlılığıdır. Bu bağlılık yok edilemeyecek kadar
kuvvetli ve çok mantıklı idi."
Fakat Lordi'nin Cali'ye olan yüksek saygısı durumu değiştirmedi. Bağlılık ve mantıktan daha başka şeyler gerekiyordu;
böylece Cali başka bir hareket tarzı düşündü
Cali bodrumda, ona bir boğuşma olduğunu anlatan bazı şeyler fark etmişti.
New York'taki John Jay ceza adaleti koleji profesörlerinden John Cronin'le ilişki kurdu. Cali, Cronin'e evi gezdirdi ve
bir katilin varlığını belirlediğini hissettiği şeylere dikkatini çekti. Renee'nin bigudileri öldüğünde kafasında idi ama
bazıları yerde bulunmuştu. Gözlükleri cesedinden uzakta idi. Bir su kovası ters dönmüştü. Leslie'nin annesini öldürdüğü
tahmini bu ipuçlarına karşılık olabilirdi ama Cronin'in kafası karışmıştı. Varılan aşikar sonuç doğru olmayabilirdi.
Renee'nin açık çantası belki de bir hırsızlık belirtisi idi. İçinde 3 dolar vardı fakat Cali, karısının ölümünden bir iki
gün önce 100 dolarlık bir çek bozdurduğunu ısrarla belirtti. Ve Jonna odasından 20 doların kaybolduğunu keşfetti.
Renee'nin boynundaki ipin bağlandığı dolap boştu. Cronin, dolabın bir insanın boğulması için o yükü taşıyamayacağı
fikrini kabul etti. Demekki asılmadan önce kadın baygındı.
Cronin resmi olmayan araştırmasını bitirdi ve Cali'ye kadınların çok zeki bir katilin
kurbanı olduklarını düşündüğünü söyledi. 3 dolar polisi yanıltmak için bırakılmıştı. Düğümlenmiş iplerdeki farklılık
gösteriyordiki katil suçunu korkunç bir ihtiyatla işlemişti. Bunu bir öldürme ve intahar gibi gösteren çifte cinayetti.
Cronin'in muhakemesi kendi hislerini destekleyince Cali yeniden Lordi'ye gitti. Savcı
kendi uzmanını çağırmaya karar verdi. Bu adam New York'un ünlü tıbbi inceleme şefi Dr. Milton Halpirn idi.
Bu sırada New Jersey mahalli tıb incelemecisi Dr. Edwin Albano olaya el koydu. İlk
otopsiyi kendi yapmamıştı ama ölümlerin içinde bulunduğu şartlar dikkatini çekti. İkinci bir otopsi yapmaya karar verdi.
Renee'nin kolunun üst taraflarında daha önce dikkatten kaçmış bir kaç küçük bere buldu. Ona göre bu çürükler şunu
gösteriyordu: Renee'nin kolu sertçe ve sürekli sıkılmıştı ve bu, Leslie'nin yapamayacağı bir şeydi. Derken Leslie'de de
küçük morluklar buldu. O da çifte cinayet ihtimalini kabul etmişti.
Dr. Halpern, Cali'nin evinde yaptığı 2 saatlik bir incelemeden sonra Cronin'in
buluşlarının doğruluğuna inandığını bildirirken Albano'nun buluşlarını da Lordi'ye bildirmişti.
3 uzmanın fikir birliği etmesi delillere yeni bir açıklama getirdi. Renee'nin
suratındaki kesik saldırı olduğunun tam bir delili olabilirdi. Her iki kadının da banyo kıyafetlerinin üst taraflarının
soyulması artık bir tesadüf olarak görünmüyordu. Lordi'nin kendisi de, Cali'nin bunun bir "çifte cinayet" olduğu görüşünün
doğruluğuna inandı.
Dedektifler, Cali'nin yaptığı listeyi kullanarak, cinayetlerden önceki haftalarda
Cali'nin evine gelen herkesi sorguya çekmeye başladılar. Hepsinin 14 Mayısta başka yerde bulunduklarına kesin delilleri
var gibiydi.
Savcının bürosunda elektrikli bir hava vardı çünkü müfettişler, bu kadar
soğukkanlılıkla cinayet işleyen birinin çok geçmeden yine cinayet işleyebileceğini biliyorlardı. Ve Cali'nin üzüntüsü çok
fazlaydı. Karısını ve çocuğunu kaybetmenin şoku, onların iyi isimlerini temize çıkarmak için şiddetli ve sürekli bir güç
sarfetmesi ve büyük sabır ve dikkat isteyen bu işi yürütmenin baskısı onu yıpratıyordu. Fakat ailesinden gördüğü destek
dayanma gücünü arttırdı.
13 Haziran günü bölgesel bir gazetede kıyıda köşede kalmış bir haber gözüne ilişti.
Robert Petrarca adında bir cam yıkayıcısı, Cali'nin evinden bir kaç mil uzaklıktakı South Orange'da tevkif edilmişti.
Petrarca 83 yaşındaki bir kadının evine iş için girmiş ve kadını iple boğmaya çalışmıştı.
Hikaye Cali'nin başını döndürdü. Petrarca, Aristokrat Cam Yıkama Servisinde
çalışıyordu ve Aristokrat, Cali'ye 13 Mayıs'ta cinayetlerden bir gün önce evinin camlarını yıkadığı için fatura
yollamıştı. Jonna, Leslie'nin Petrarca'ya kepenkleri bodrumda nereye koyacağını göstermiş olduğunu hatırladı. Leslie'nin
ona gösterdiği yer sonradan cesedinin bulunduğu dolaptı.
Cali, Lordi'ye:
-"Bu katil Petrarca olmalı" diye ısrar etti.
26 yaşındaki esmer ve kuvvetli yapılı Petrarca'nın poliste epey sabıkası vardı.
Polise rahatça Cali'nin evindeki camları temizlediğini itiraf etti fakat hemen arkasından 14 Mayıs'ta yeniden oraya
gittiğini reddetti. O günü çalışmakla geçirdiğini söyledi ve bu doğru çıktı.
Bununla beraber çok ayrıntılı deliller olduğundan Petrarca ondan sonraki bir kaç
hafta sorguya çekilmek üzere savcının bürosuna getirildi ve 3 Ağustos'ta birdenbire cinayetin tüyler ürpertici yönlerini
itiraf etti.
Petrarca, bir yardımcısı ile Cali'nin evinde camları yıkadıktan bir sonraki gün
yalnız olarak yeniden eve döndüğünü ve Leslie'ye cam silicisini unuttuğunu söylediğini, anlattı. Kadın ona sonuç vermeyen
bir araştırmada yardımcı oldu. Derken kadının kolunu arkadan bükerek kavradı ve onu boğdu.
Petrarca arkadan
yaklaşıp onu kıskıvrak yakaladığında Renee çamaşır makinasının başında idi. Renee mücadele etti. Onun yüzük
parmağını ağzı ile yakaladı ve neredeyse kemiğe nufuz edecek derecede şiddetle ısırdı. Petrarca,
-"Parmağımı bırak yoksa seni öldürürüm" diye homurdandı.
Renee bıraktı ve o da kadını boğdu.
Petrarca cesetleri bulundukları acaip şekilde yerleştirdi, yukarıya çıkıp evi aradı.
Bir elbiseden 60, Jonna'nın masasından 20 dolar aldı. İğrenç itiraflar bitince Petrarca, Cali'ye telefon etmek istediğini
söyledi. Cali konuşmayı kabul etti ve telefonda sordu:
-"Neden? Neden böyle iki mükemmel ve masum insanı öldürdün."
-"Bilmiyorum"
Cali,
-"Seni Allah affetsin!" dedi ve telefonu kapadı.
Geçen ilkbaharda Petrarca yargılandı. Son verdiği iki hayat için ölüme mahkum oldu.
Bütün Dünya Dergisi, Temmuz, 1975, Sayı:35
Yazıyı Yayınlayan : Taner Kocaova, Mak.Müh.
Yazıyı Yayınlama Tarihim : 21 Nisan 2006, Cuma
Bu yazı ile ilgili internetten Amerikan criminal dosyalarını ve seri katilleri gösteren belgeleri araştırdım.
"The New York Times" gazetesinin 1974 yılı arşivlerinde bu olayın geçtiği yazıyı ve "Robert Petrarca"yı buldum.
"The New York Times" gazetesinin arşivleri 1850'li yıllara kadar uzanıyor ve bu tip konular için harika bir bilgi
hazinesi niteliğinde. Ayrıca Coli Essex ilçe savcısı "Joseph Lordi" yi de buldum. Gerçekten o yıllarda savcıymış
ve çok başarılı bir dürüst bir adammış. Onu kısaca özetleyen bir yazı buldum. Bu kadarı bile hikayenin doğru ve
gerçekten yaşanmış olduğunu gösteriyor. Sıradan bir vatandaş olan "John Califet"in çok sevdiği ailesini katleden
kişiyi bulmak için gösterdiği çaba bu sayfalarda yer almasına yetiyor. Aşağıya bu konu ile ilgili yazıları ve
resimleri ilave ettim. Meraklısı bu belgelerden daha çok bilgiye ulaşabilir.
The New York Times Gazetesi arşivinden alınmıştır...
The New York Times Gazetesi arşivinden alınmıştır...
Zaman zaman bu eski yazıları gözden geçiriyorum. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bir bilgiye
ulaşabilirsem buradan yayınlayacağım.