Merhaba,

      Bu bölümde köşe yazarlarımızın ders verici nitelikteki yazılarını bulacaksınız. Bu tür yazılar çok fazla bulunmuyor. Ya yazılmıyor yada yazılanlar gündeme gelmiyor, gelemiyor.
      Artık büyük küçük nasihat dinlemek istemiyoruz. İyilik, doğruluk ve çalışkanlık erdem olmaktan çıkmak üzere. Çabuk ve yorulmadan para kazanmak her şeyin önüne geçti.
      Her televizyon kanalında oynayan, zıplayan, şarkı söyleyen insanlar var. Televizyon kullanılarak böyle bir nesil yaratılmış durumda.
Bu 10 seneye sığdırılmış yeni bir devrimdir...
      Fazla düşünmeyen, çalışmaktan hoşlanmayan, sanatçı kimliği altında her gün paparazi programlarında boy gösterenleri kendilerine idol seçmiş, onlar gibi olmaya çalışan hoşgörüsüz bir nesil..!
      Bu birilerinin tam istediği şey. Kullanılan bu insanların zaafları bir şekilde paraya çevriliyor.
      Evde, okulda ve çalıştığımız işyerinde iyi bir eğitim alamıyoruz. Bunun sonucunda bir yaşam felsefemiz olmuyor ve hayatımızı düzgün planlayamıyoruz. Dikkatimiz son derece dağınık.
Gündüzleri arabamızın farını yakmazsak karşıdan gelen arabayı göremiyoruz..!
      Ülkenin %95'i serbest çalışıyor. Hiç bir eğitimi olmayan, insan ilişkilerini bilmeyen herkes bakkal, manav, gazeteci, büfeci, züccaciyeci olarak para kazanabiliyor. Hiç bir şey üretmeden ve bir katma değer yaratmadan bir malı bir yerden alıp satmak, başka bir deyişle eski kervan ticareti bugün şekil değiştirerek aynen devam ediyor. İşler kötü gidince hemen o iş bırakılıp başka bir iş dalına geçiliyor. Bir iş üzerinde çıraklıktan yetişip uzmanlaşmak bile artık boşuna zaman kaybı olarak görülüyor. Bu ülke buna imkan tanıyor.
      Devamlı konuşuyoruz. Bir hastalık türü bu... İşçiler çalışırken aralarında konuşuyor, inşaatçı sıva yaparken şarkı söylüyor, otobüs şöförü muavini ile sohbette, yolda yürüyen öğrenciler aynı anda bağıra bağıra konuşuyor, kahvede sohbetin değişik türleri tavla, pişti, okey adı altında deneniyor, discoda yine inanılmaz bir gürültü altında çeşitli şekillerde tepinilerek iletişim kavramına yeni boyutlar getiriliyor.
      Yeni bir canlı türü keşfettiğimi buradan söylemek istiyorum. Yolda, otobüste, tuvalette ve aklınıza neresi gelirse orada kulağında cep telefonu ile konuşurken görüntülenen yeni bir canlı türü. Orta öğrenimde okurken ortak yaşam nedir öğrenmiştik. Orada iki biyolojik canlı söz konusu idi. Bu yeni canlı türünde mekanik bir cihaz ile biyolojik bir canlı ortak yaşam sürdürüyor.
Değerli zamanlarımızı boşuna konuşarak harcıyoruz...
      Yıllarını verip okuyan, kültürünü üst seviyelere taşımak için emek harcayan üniversite öğrencilerimizin, orta ve yüksek öğrenim hocalarımızın, doktor ve mühendislerimizin, polisimizin kıymeti bir türlü anlaşılamıyor.
      Sanırım en önemli konuyu gözden kaçırdık. İnsana yatırım yapmadık. Devlet, millet, bayrak, şirket, aile gibi kelimelerin ortak bir özelliği var. Hepsi soyut kavramlar. Onları somut kavramlar haline getiren, onları nefes aldırıp yaşatan insanlar yani bizleriz. İnsan faktörünü çıkarın hepsi anlamlarını kaybeder.
Yeni nesil bu ahval ve şerait içinde yetiştiriliyor..!
Nereye kadar...
Korkum Cumhurbaşkanlığı forsuna yeni bir yıldız eklenmesi...

 Saygılarımla,
Taner Kocaova
  Mak.Müh.
26 Mayıs 2006


      Etik kurallar gereği aşağıda yazılarını yayınladığım tüm yazarlarımıza ulaşmak ve izinlerini almak istiyorum. Ancak bazan e-mail adreslerini bulamıyorum ve bazen de attığım e-mail'lerime cevap gelmiyor. Yazılarının sitemde yayınlanmasını istemeyen yazarlarımız bana ulaştıkları anda ilgili yazıyı sitemden kaldıracağımı taahhüt ediyorum...